yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2010 Cumartesi

Fırın Poşetinde Çipura

     Uzun zamandır,sizlerle paylaşmak isteyip de paylaşamadığım bir lezzeti yine tarihin sayfalarından çıkararak huzurlarınıza sunuyorum. :)
     Hazırlanması çok basit ama lezzeti anlatılamaz cinsten.Öncelikle en taze en güzel balıkları seçmeye özen gösteriyoruz.Bunu yaparken balığın kulakçıkları kanlı,gözleri ve pulları parlak,derisi sert olmalı.(bastırdığınızda parmağınızın izi kalmamalı)Balığı yıkadığınızda suyun rengi berrak ve pembe oluyorsa balığınız taze demektir.Çünkü kan kaldıkça rengi de koyulaşır.
         Gelelim tarife.(2 kişilik)
  1. Temizlenmiş balıkların yanlarına bıçak yardımıyla birer derin çizik atıyoruz.Balığın içini ve dışını güzelce tuzluyoruz.(damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.)
  2. Açtığımız çentiklere sarımsak dilimleri ve minik tereyağı parçaları yerleştiriyoruz.
  3. Bir küçük boy soğanı halka halka doğruyoruz.
  4. Fırın poşetine balıkları,halka soğanları ve bir kaç limon halkasını(daha fazla değil) koyuyor,ağzını sıkıca bağlıyor ve poşetin üzerine iğne ile 2-3 delik açıyoruz.
    Not:Arzu ederseniz defne yaprağı da koyabilirsiniz.Ben böyle natürel seviyorum.Defne yaprağı fazla aromalı geliyor bana.
  5. Başka bir poşete de arzuya göre doğradığımız havuç ve patatesi sarımsak,tuz,karabiber ile dolduruyoruz.
  6. 190-200 derece sadece alt gözünü yaktığımız fırına önce balıkları,15 dk sonra da patatesleri yerleştiriyoruz.45 dk sonra ikisi de pişmiş olacaktır.(Toplam süre:  1saat)
Not:Elektrikli fırınınızda fırının üst gözünü yakarsanız fırın poşetiniz yanar.Ayrıca poşetin sıcak fırın duvarlarıyla temas etmediğinden emin olun.Balığı servis spatulası ile dağıtmadan çıkarmaya özen gösterin.
İşte sonuç:
Afiyette kalın...

3 Ekim 2010 Pazar

Evde Mısır Ekmeği Yapımı

     Herkese yağmurlu bir pazar gününden merhaba...
Evde oturmuş boş boş televizyon izliyordum ki,reklamlarda şöyle bir cümle kulağıma çalındı."Mısır!Her şeyin başladığı yer." Tabi bu belki bir uçuş firması,belki bir otel reklamıydı ama, 'mısır' ve 'yer' denince benim aklım yine mideme kaydı ve ilkokul günlerime gittim."Ömer mısır yer.Ömer mısır sever." :)))
Ömer sever de Ceren'in başı kel mi yahu;o da sever,o da yer.Hele yapacak biri olsa nasıl yer.Ama kimse yok,iş yine başa düştü...Hadi gelin tarifini vereyim.

  • 2 su bardağı mısır unu
  • 1/2 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 çorba kaşığı bal(yoksa şeker)
  • 2 çay kaşığı karbonat
  • Biraz tuz
  • Önceden kaynatılıp ılıtılmış su
Kuru malzemeleri bir kapta karıştıralım.İçerisine su dışındaki tüm malzemeleri ekleyelim ve iyice karıştıralım.
Suyu yavaş yavaş ekleyerek bir kek kıvamı elde edelim.Yağlanmış bir
borcama ya da fırın kabına karışımı dökelim.
Bıçak ile dilimlerimizi belirleyelim.(Yoksa piştikten sonra düzgün kesemeyebilirsiniz.)
Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 35-40 dakika kadar pişirelim.(Bir kürdan yardımıyla pişip pişmediğini anlayabilirsiniz.)
Pişince fırından çıkarıp 5-10 dakika soğumasını bekleyip kalıptan rahatlıkla çıkarabilirsiniz.


  • Elde ettiğiniz karışım akışkan bir kıvamda olmazsa ekmeğiniz çok sert olur.
  • Kaynamış su kullanmazsanız ekmeğiniz köpük köpük olabilir.
  • Su çok sıcak olursa mısırlar ve diğer malzemeler bu sıcaklıkla pişer.(O yüzden ılık olmalı.)
Ceren mısır sever.Ceren mısır yer. :)))


27 Eylül 2010 Pazartesi

Evde Tam Buğday Ekmeği Yapımı

         Geçenlerde markette gezerken,çok bilindik bir un markası olan SÖKE'nin ekmek yapımı için Tam Buğday Unu karışımını gördüm.(değişik çeşitleri de mevcut)
Kim demiş ekmek yapma makinesi olmadan güzel çıtır ekmekler yapılmaz diye!Benim mini elektriki fırınım bile -maşallah- canavar gibi ekmek yapıyor. ;) Yapımı zaten kutunun arkasında yazıyor.Ama yine de bir özet geçelim.
         Kutuda iki paket un(500er gr) ve iki paket instant maya var.İstediğiniz miktar una mayayı ekliyor ve ılık su ile hamuru yoğuruyorsunuz.30 dk kadar üstünü örtüp dinlendirdikten sonra ekmeğinize şekil vererek yağlı kağıt serili tepsiye(ya da yağlanmış tepsiye) koyarak 30-50 derece sıcaklıkta 20-30 dk hacminin iki katına çıkmasını bekliyorsunuz.(Ben bu noktada fırını 120 derece civarında ısıtıp kapadım.Sonra ekmeği sıcak fırına koydum ve iki katına çıkmasını bekledim.Yaklaşık 25 dk.)
        Ekmeğinizin ya da ekmekçiklerinizin üzerine su veya süt sürüp fırına veriyorsunuz.İlk 10 dakika 230 derece,daha sonra da 210 dereceye düşürerek pişirmeye devam ediyorsunuz.Fırınınız turbo ise(fan kullanıyorsanız) bu sıcaklıklar önce 210 sonra 190 derece.Zira ekmeklerin yanmasını  ya da içinin hamur kalmasını istemezsiniz. :)
        Bu koşullarda bütün bir ekmek 45-50 dakikada,minik ekmekler ise 15-20 dakikada pişiyor.Bir kürdan yardımıyla pişip pişmediğini anlayabilirsiniz.Ekmekler fırından ilk çıktığında çok sert oluyorlar ancak daha sonra yumuşuyorlar.Zaten tam buğday ekmeği diğerlerine göre daha tok ve gerçekten çok lezzetli oluyor.
        Önermesi benden,denemesi sizden.Sağlıcakla kalın! :)