29 Aralık 2010 Çarşamba

Yılbaşında Ne Giysek?

    Yeni yıl kapıda...Koca bir seneyi daha geride bıraktık,biriktirdiklerimizle.
Yüzümüzü gülücükle,yüreğimizi sevgiyle dolduran bir seneydi 2010.
Umarım 2011 de herkesin çantasını güzel anılarla doldurur.Dilediklerimiz gerçek olur...

     Peki ne giymeli 2010'u uğurlayıp 2011'e merhaba derken...Aşağıda seçeneklerimi sundum ama karar veremedim henüz.Geri sayım başladı,yeni yıla sadece2 gün kaldı...

25 Aralık 2010 Cumartesi

Pirinç Pilavı

Merhabalar sevgili okurlar...Şimdi diyeceksiniz ki pirinç pilavının nesinin tarifini veriyorsun diye.Sadece bir kaç püf noktası vereceğim.Yoksa gerisini zaten biliyorsunuz...Bu işte dikkat edilmesi gereken nokta pirincin kaliteli olması.Gerisi sadece formalite :)



 1.Önce pirinçlerimizi beyaz suyu gidene kadar yıkıyor ve ılık suda dinlendirip süzüyoruz.
 2.Sonra tereyağını ve çok az da sıvı yağı (zeytinyağı
değil tabi) tencereye alıyoruz.



Yağı köpürünce pirinci ilave ediyoruz.Eğer bulyon atacaksanız bu noktada atabilirsiniz.Ya da biraz tuz atın.Çünkü bu aşamada tuz pirincin kırılmasını engelliyor.


3.Pirinci en az 5 dk çevirerek kavuruyoruz.Sonra ölçümüze göre suyunu ekliyoruz.(1'e 1.5-2 oranında)
Bu noktada kendi yapmış olduğumuz tavuk suyu varsa ondan da biraz eklemeniz lezzeti arttıracaktır.


4.Suyuna 2 yemek kaşığı (daha fazla değil) sütü ekliyoruz.Ve bir kaç damla limon sıkıyor ya da bir dilim limon koyuyoruz.(Ben halka şeklinde dilimleyip kullanıyorum.)Bu pilavınızın beyaz,pamuk gibi olmasını sağlayacaktır

 5.Suyunu koyunca ocağın altını yüksek konuma getirelim ve kaynamaya başlayınca en kısığa alalım.
Mümkünse kapağı cam pilav tenceresinde yapalım ki kapağı açmak zorunda kalmayalım.

6.Kapağını açmadan pilavımızı pişiriyoruz.Suyunu çekince pişmiş demektir.Bir kez karıştırıp üzerini bir havlu ya da kağıt havlu ile örtüp 10-15dk demlenmeye bırakalım.(Gazete örtmeyin sakın.)

  7.Lokum gibi pişmiş tane tane pilavımız servise  hazır.

Afiyet olsun...

13 Kasım 2010 Cumartesi

Fırın Poşetinde Çipura

     Uzun zamandır,sizlerle paylaşmak isteyip de paylaşamadığım bir lezzeti yine tarihin sayfalarından çıkararak huzurlarınıza sunuyorum. :)
     Hazırlanması çok basit ama lezzeti anlatılamaz cinsten.Öncelikle en taze en güzel balıkları seçmeye özen gösteriyoruz.Bunu yaparken balığın kulakçıkları kanlı,gözleri ve pulları parlak,derisi sert olmalı.(bastırdığınızda parmağınızın izi kalmamalı)Balığı yıkadığınızda suyun rengi berrak ve pembe oluyorsa balığınız taze demektir.Çünkü kan kaldıkça rengi de koyulaşır.
         Gelelim tarife.(2 kişilik)
  1. Temizlenmiş balıkların yanlarına bıçak yardımıyla birer derin çizik atıyoruz.Balığın içini ve dışını güzelce tuzluyoruz.(damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.)
  2. Açtığımız çentiklere sarımsak dilimleri ve minik tereyağı parçaları yerleştiriyoruz.
  3. Bir küçük boy soğanı halka halka doğruyoruz.
  4. Fırın poşetine balıkları,halka soğanları ve bir kaç limon halkasını(daha fazla değil) koyuyor,ağzını sıkıca bağlıyor ve poşetin üzerine iğne ile 2-3 delik açıyoruz.
    Not:Arzu ederseniz defne yaprağı da koyabilirsiniz.Ben böyle natürel seviyorum.Defne yaprağı fazla aromalı geliyor bana.
  5. Başka bir poşete de arzuya göre doğradığımız havuç ve patatesi sarımsak,tuz,karabiber ile dolduruyoruz.
  6. 190-200 derece sadece alt gözünü yaktığımız fırına önce balıkları,15 dk sonra da patatesleri yerleştiriyoruz.45 dk sonra ikisi de pişmiş olacaktır.(Toplam süre:  1saat)
Not:Elektrikli fırınınızda fırının üst gözünü yakarsanız fırın poşetiniz yanar.Ayrıca poşetin sıcak fırın duvarlarıyla temas etmediğinden emin olun.Balığı servis spatulası ile dağıtmadan çıkarmaya özen gösterin.
İşte sonuç:
Afiyette kalın...

Dermalogica

Dermalogica'yı pek çoğunuz duymuşsunuzdur.Türkiye'de belirli eczanelerde satılan ürünler,dudak uçuklatan fiyatları ile raflarda. :) Tabi biz buna çözüm olarak hemen hemen yarı fiyatına strawberry den alıyoruz,ya da deneme setlerini tercih ediyoruz.

Cildim karma olduğu için normalden yağlıya seçeneğini sunan seti tercih ettim.İçinden 5 ürün ve 2 tester çıktı.Tabi bir de cilt analizinini yapabileceğiniz speed-mapping kitapçığı.Buradan cildinizi bölge bölge değerlendirebiliyor ve ona uygun ürünleri belirleyebiliyorsunuz.Siz de speed-mapping yapmak istiyorsanız buyrun buraya.

 Evet,cilt analiziniz tamamsa gelelim ürünlere..(Sırasıyla)

  1. Speacial cleansing gel:(Temizleme jeli)Konsantre, sabun içermeyen köpük jel, cildin doğal nem bariyerine zarar vermeden birikimlerin giderilmesi için geliştirilmiştir. 
  2. Multi-active toner:(Tonik)Ultra- hafif yüz spreyi cilt yüzeyini yumuşatırken nemlendirme ve ferahlatma sağlar. Nemlendiricinin emilimi için cildi hazırlamaya yardımcı olur. 
  3. Active moist:(Nemlendirici)Günlük nem koruması için kullanılan hafif yağsız losyon, nemsizlik ile savaşırken içerisindeki bitkisel özler ile cilt yüzeyini yumuşatır. 
  4. Skin prep scrub:(Peeling)çerisindeki Mısır Koçanı Unu ile ölü hücrelerin ciltten dökülmesine yardımcı olarak, yumuşak ve sağlıklı bir görünüm sağlayan scrub.
  5. Climate control lips: Clima kotrollü dudak bakım stiği
    Not:Ürünlerin hiçbiri suni koku ve renklendirici içermiyor.

   İçinden 2 tane de denemeniz için sample çıkıyor.Setteki ürünler küçük gibi görünebilir ama her gün kullanmama rağmen uzun süredir bitmedi.Tavsiye ederim.Ancak cilt tipinize uygun olan seti kullanmanız daha mantıklı olacaktır.

Güzel kalın...

MAC Studio Finish Concealer NC20

    Sevgili okurlar uzak kaldık bir süreliğine ama arada sırada özlem duymak iyi oluyor..Hadi gelin biraz hasret giderelim :)


Bugün mercek altındaki ürünümüz MAC 'ın Studio Finish kapatıcısı.Üstelik 35 faktörlük güneş koruması da cabası :)

Böyle ufacık minicik bir kutuda olduğuna bakmayın,boyundan büyük işler başarıyor.

Göz çevrenizde,kızarık görünümlerde ya da akne izlerini kapatmada kullanabilirsiniz.

Sert ama kremsi bir yapıda.Parmağınızla aldığınızda vücut ısınızla yumuşak bir kıvama geliyor ve kolay uygulanıyor.Ben genelde parmağımla küçük darbeler halinde uygulamayı tercih ediyorum.Ama yine de keyif size kalmış;ister süngerle,ister fırçayla,ister benim gibi parmakla :))

 Evet burda rengi tam olarak belli oluyor.Çünkü aşağıda fotoda biraz garip durmuş itiraf etmeliyim :)
Hazır renklerden bahsetmişken,ürünün renk kartelasına bir göz atacak olursanız NC ve NW adlı iki farklı ton görürsünüz.Bunlar "Neutral Cool" ve "Neutral Warm"ın kısaltılmış halleri.

Peki nedir bunların farkı derseniz;Cool soğuk demektir ki daha sarımsı bir renge sahip.Yani cildinize soğuk bej tonlar uyuyorsa bu tonu seçmelisiniz.

Warm ise ılık demektir ki daha pembemsi sıcak notalar içerir.Bu nedenle cildinize sıcak bej tonlar uyuyorsa bunu tercih edin derim.

Yandaki resimlerde de sarımsı tonu ayırt etmek çok kolay gerçekten.Cilt üzerinde daha soğuk bir etkiye sahip.Gelelim renk seçeneklerine.

MAC bu konuda da yine bayanları düşünmüş ve 14 renk seçeneği sunmuş.
15 ten 50 ye kadar sıralanan ligt-medium-dark (açık-orta-koyu) ton derecesi arasında size en uygun seçeneği belirlemek için buraya tıklamanız yeterli.
    

Güzel Kalın :)

15 Ekim 2010 Cuma

Kremalı Brokoli Çorbası

              Herkese Selamlar...
    Yine lezzetli ve vitamin deposu bir tarifle daha karşınızdayım. :)) Brokoliyi sebze olarak tüketmekten hoşlanmayanların bile hayır diyemeyeceği bir lezzet bence brokoli çorbası.Yaptığım gün annemle telefonda konuşuyorduk ki babam da kaç gündür anneme bir brokoli çorbası yap da içelim diyormuş.
    Bu tarif anneme gelsin o vakıt! :))

  • Yarım kg brokoli
  • 1 adet orta boy soğan
  • 1 adet orta boy patates
  • 1 adet havuç(Çok büyük olmasın)
  • 2 yemek kaşığı un
  • Bulyon ya da tavuk suyu
  • Sıvı yağ,tereyağı
  • 3 yemek kaşığı çiğ krema
    (ya da bir çay bardağı süt)


  1. İlk önce ince kıydığımız soğanı az sıvı yağda biraz kavuralım.
  2. İçine 1yemek kaşığı tereyağı ve 2 yemek kaşığı un ilave edip,kokusu çıkana kadar kavuralım.
  3. 5-6 bardak su ekleyip isteğe göre bir tavuk bulyon atalım.(Ya da tavuk suyu koyabilirsiniz.Suyu ona göre ayarlayın)Unu çözdürelim.
  4. Patates ve havucu irice doğrayıp suya atalım.Havuçlar yumuşayınca brokolileri ekleyelim ve 10-15dk kadar kaynatalım.
  5. Pişen çorbayı blendırda homojen bir kıvama gelene kadar çekelim.Tuz,karabiber atalım.
  6. İçine kremayı ya da sütü ilave edip karıştıralım ve altını kapatalım.
               
Çorbamız hazıııır! :) İsterseniz servis esnasında bir parça haşlanmış brokoli ve krema ile servis edebilirsiniz.Afiyette kalın...

7 Ekim 2010 Perşembe

Yumurtalı Ispanak Kavurması

                 Selamlar...
         Okuldan arta kalan zamanlarda mutfakta harikalar yaratmaya devam. :) Ispanağı siz sever misiniz bilmem ama ben bayılırım,hele de yoğurtla çok iyi gider.Bu arada ıspanak ve yoğurtla ilgili pek çok efsane ortaya çıkınca ufak çapta bir araştırma yapayım dedim sevgili okurlar.Sırf sizin için,kendim için bir şey istemiyorum yani. ;P

          Yarım kg çiğ ıspanakta 13,5 mg demir varmış.6 aylık bir bebeğin günde 10 mg demir alması gerekiyormuş.Yani oturtup yedireceksiniz 1 kilo ıspanak işi çözeceksiniz :D
     Şaka bir yana bunun haricinde ıspanağın içinde bulunan "oksalat" adlı bir bileşen,ıspanaktan demir emilimini zaten engelliyormuş.Yani ıspanak bilinenin aksine demir açısından çok zengin bir gıda değil.
     Ancak kalsiyum bakımından zengin olduğu için,yoğurtla yediğinizde kalsiyum emilimini arttırmış oluyorsunuz.Az bir miktar da olsa demir alıyorsunuz yine.Üzülmeyin :)


  • 1 kg ıspanak
  • 2 orta boy soğan
  • Sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı salça(isteğe bağlı)
  • Kişi sayısına göre yumurta
  • tuz,şeker,kırmızı pul biber
    


     Öncelikle köklerini kestiğimiz ıspanaklarımızı bol suda iyice yıkayıp kurulayalım.(Ben kumu gittikten sonra yarım saat sirkeli suda bekletip santrifüjle kurutuyorum.)
    Küçük küçük doğradığımız soğanları 3-4 yemek kaşığı zeytin yağında kavuralım.Soğanlar yumuşayınca içine 1 tatlı kaşığı biber ya da karışık salçamızı ilave edelim.(Aroma veriyor)
  
    Ispanaklarımızı hiç su ilavesi olmadan tencereye alıp 1 tatlı kaşığı(silme) şeker,arzu edildiği kadar tuz ve kırmızı pul biber ilave edelim.Soğanlarla beraber birkaç kez çevirdikten sonra,kısık ateşte kapağı kapalı 15-20dk pişirelim.(Ara ara karıştırabilirsiniz.)Ispanaklar suyunu çekip kavrulmaya başlayacaktır.(Bu esnada ben 1 yemek kaşığı tereyağı ilave ettim ve biraz daha kavurdum.)
  
 Sonra kişi sayısı kadar çukur açarak içlerine yumurtalarımızı kırıyoruz ve kapağı kapalı kısık ateşte beyazlar pişene kadar pişiriyoruz.Ispanağımız servise hazıııır! :) Arzuya göre üzerine karabiber serperek ve yanında yoğurtla servis edebilirsiniz.
Not:Yumurta sarılarım az pişsin diyorsanız önce beyazları pişirip,ayırdığınız sarıları sonradan üstüne koyun ve 2dk kadar bekleyin.3-4dk kadar kapağı açmayın.Kapak kapalı olduğundan tencerenin içindeki sıcak buharla sarılar zaten pişip katılaşacaktır.

Sevgiyle kalın...